dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Antakya’da Dayanışma Grevi Mücadele Kararlılığı ile Geçti

ANTAKYA (05.02.2010) - 4 Şubat’ta TÜRK-İŞ ile hükümet arasında yapılan görüşmede alınan olumsuz sonuç sonrasında bir günlük "Dayanışma Grevi"ne giden emekçilere, Antakya halkının desteğiyle kitleselleşen Antakya Emek ve Demokrasi Platformu’nun hazırladığı bir basın açıklamasıyla destek verildi.

04.02.2010antakya TÜRK-İŞ ile hükümet görüşmesinden çıkan olumsuz yanıt sonucunda Antakya’da gerçekleştirilen Dayanışma Grevi Antakya halkının geniş katılımıyla başladı.

Eğitim-Sen önünde bir araya gelen kitle TEKEL işçileriyle beraber yürüyüşe geçti.

DHF ve DGH’nin de destek verdiği yürüyüş sırasında kitle tarafından sık sık; “TEKEL işçisi yalnız değildir”, “Çocuklarımızın geleceği TEKEL'in direnişi”, “Direne direne kazanacağız”, “ABD’nin imamı kaça sattın vatanı”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Genel grev, genel direniş”, “TEKEL’in direnişi özgürlüğün simgesi”, sloganları atıldı.

Ulus Meydanı’na gelen kitle eyleme 'Antakya Emek ve Demokrasi Platformu' adına Hüseyin Güneş’in basın metnini okumasıyla devam etti.

04.02.2010antakya1Yapılan açıklamada: “TEKEL işçilerini yalnız sananlar kalabalığımızı görsün, suskun kalacağımızı sananlar haykırışımızı duysun, emekçileri uslu sananlar öfkemizi bilsin, ülkeyi babalarının çiftliği sananlar ülkenin gerçek sahiplerini tanısın diye alanlardayız. Alkışlarımızla, ıslıklarımızla, sloganlarımızla, pankartlarımızla, yüreğimizle buradayız, haramilerin iktidarına meydan okuyoruz. Buradan TEKEL işçilerinin haklı sebepleri karşısında duvar gibi duran ve bunla övünen, sorunu haftalardır savsaklayan, anlamsız suçlamalarla TEKEL işçilerine sataşan Başbakan’a bir çift lafımız var; Yıllardır emekçilerin sorunlarına kulak tıkadınız. Emek örgütlerini, emekçilerin taleplerini görmezden geldiniz. Bu ülkenin çalışma yaşamını çağdışı sendika yasalarıyla yönetmekte ısrar ettiniz. Emekçileri işçi-memur diye, sözleşmeli-kadrolu diye ayırdınız, 4-B’li 4-C’li diye ayırdınız, kurum işçisi kamu işçisi dediniz, taşeron işçisi dediniz ayırdınız. Emekçileri her fırsatta örgütsüzleştirmeyi, bölmeyi amaçladınız. Ama bakın, bugün burada işçisiyle, kamu emekçisiyle, sözleşmelisiyle, 4-B’lisiyle, 4-C’lisiyle karşınızdayız, bir aradayız. Çünkü bizler bu ülkenin üretilen her mal ve hizmetinde alın teri olanlarız, okutan bizleriz, yazan bizleriz, üreten bizleriz, sağaltan bizleriz… Yaratan ve yaşatan yalnızca bizleriz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Herkese güvenceli bir iş, insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Sendika ve örgütlenme özgürlüklerinin engellenmediği bir çalışma yaşamı istiyoruz. Mevcut sözleşmelilerin tümünün kadroya alınmasını istiyoruz. Kamusal kaynakların işsizlik ve yoksullukla mücadeleye ayrılmasını istiyoruz. Hiç kimsenin etnik kimliğinden, inancından, toplumsal cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğramadığı, emekçilerin haklarının kısıtlanmadığı, partilerin kapatılmadığı, darbelerin ve askeri vesayetin kaldırıldığı, özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik yeni bir Anayasa istiyoruz. Yaşasın TEKEL direnişi! Yaşasın emekçilerin ortak mücadelesi!” beyanları yer aldı.

04.02.2010antakya2Açıklamanın sonunda tiyatro etkinliği yapıldı. AKP önünde gerçekleştirilecek yürüyüş için yapılan çağrıyla açıklama sona erdi.

Kitle alkışlar ve sloganlarla eylemi sonlandırdı.