dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Çemen İşçisi Antep Halkına Seslendi

ANTEP (10.02.2010) - Antep’te, Çemen Tekstil işçilerinin direnişi 30. gününe girerken, işçiler “Bir adım öne!” dedi.

10.02.2010antepŞehir merkezinde basın açıklaması yapan işçiler dayanışmanın önemine vurgu yaparken, yanlarında gördükleri tek güç yine devrimci, demokrat hareketler ve emekçilerdi.

Sabah saatlerinde DİSK Tekstil-Sen’de buluşan işçiler, saat 11.00’da, sendika binasından sloganlar eşliğinde, Yeşilsu Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında, “Çemen işvereninin zulmü varsa, işçinin sendikası var!”, “Biz emekçiyiz; renge, dine, dile bakmayız; çünkü gözyaşlarımızın rengi aynı!”, “Çemen işçisi ekonomik, demokratik özgürlük istiyor” dövizleri taşıyan işçiler, ayrıca, “Çemen işçisi direnişin simgesi”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “İş, ekmek yoksa barış da yok!” sloganları attılar.

“Bıçak kemiğe dayanmıştır!”

Yeşilsu Parkı’nda yapılan basın açıklamasında ilk sözü alan DİSK Antep Bölge Temsilcisi Nihat Bencan, Çemen direnişinin geldiği durumu ve hangi koşullarda sürdürüldüğünü anlatarak, “Sadece Çemen’den değil; ülkede yayılan diğer işçi direnişlerinden de anlaşılmıştır ki, bıçak kemiğe dayanmıştır. İnsanlar artık, emekçiye yapılan zulme dayanamamaktadır” dedi.

10.02.2010antep1“Biz haykırmadıkça, bizi köle gibi çalıştırmaya devam edecekler” diyen Bencan, ayrıca, Antep halkını, yarın TEKEL ve Çemen işçileriyle dayanışma amacıyla yapılacak meşaleli yürüyüşe davet etti.

Bencan’dan sonra söz alan DİSK Yürütme Kurulu üyesi Muzaffer Subaşı ise, yaptığı kısa konuşmada, Antep halkından ve basından daha fazla duyarlılık göstermelerini isteyerek, “Biz DİSK olarak her zaman Çemen işçisinin yanında olacağız” dedi.

Konuşmaların ardından, işçiler adına, Tekstil Sen Şube Başkanı Recep Türkyılmaz bir basın açıklaması yaptı. Türkyılmaz yaptığı açıklamada, emekçileri “siyasi rant unsuru”na çevirenlerin olduğundan bahsederek, “Bizler, emekçi olduğumuzu asla unutmayacağız” dedi.

10.02.2010antep2“Hükümet, yasayı değiştirmiyorsa, grevi tümden yasaklasın!”

Grevin polis tarafından sürekli takip edildiğine vurgu yapan Türkyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir grev yapıyoruz ama, nasıl bir grev! Bakın, yasa gereği neler yapamıyoruz: Yağmurda, soğuktan korunmak için barınak çadırları kuramıyoruz; İşçiye moral için müzik ve benzeri etkinlikler yapamıyoruz; Tuvalet ihtiyacı için bir yer yapamıyoruz! Biz böyle bir grev istemiyoruz. Eğer yasalar değişmiyorsa, hükümetten grevleri tümden yasaklamasını istiyoruz!

Türkyılmaz açıklamasını, Çemen işverenini toplu iş sözleşmesi masasına oturmaya davet ederek bitirdi.

Değişik fabrika ve atölyelerden işçilerin yanı sıra, Demokratik Haklar Federasyonu, ESP, EMEP, TKP ve Mücadele Birliği’nin de destek verdiği basın açıklaması sonrasında, işçiler ve devrimciler, direniş ateşini yakmak üzere, gelen servislerle Çemen Tekstil Fabrikası’nın önüne doğru yola koyuldular.