dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Çemen İşçisinin Direnişi Zafere Yürüyor!

ANTEP (18.02.2010) - Antep Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Çemen Tekstil Fabrikası’ndaki grev, 39. gününde, kararlığını bir kat daha artırarak devam ediyor.

18.02.2010antepDün (17 Şubat), Sağlık Emekçileri Sendikası 25 Aralık Devlet Hastanesi önünde bir basın açıklaması yaparak işçilerin yanında olduklarını açıklarken, öte taraftan, işçiler de Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 saatlik bir yürüyüş gerçekleştirdiler.

SES: Ne 4-B, ne 4-C! Herkese güvence!

25 Aralık Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen SES üyesi sağlık çalışanları, TEKEL ve Çemen işçilerinin yanında olduklarını dile getirdiler.

Basın açıklaması sırasında “Çemen ve TEKEL işçileri yalnız değildir” ve “Ne 4-B, ne 4-C! Herkese güvence!” yazılı pankartlar taşıyan sağlık emekçileri, ayrıca, “Her yer TEKEL, her yer direniş”, “Çemen işçisi yalnız değildir”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir” sloganları attılar.

SES adına basın açıklaması yapan Şube Başkanı Behçet Ekşili ise, TEKEL ve Çemen işçilerinin direnişlerinin geldiği durumdan ve içeriklerinden bahsederek, şunları söyledi: “Unutmamak gerekir ki, TEKEL ve Çemen işçilerinin mücadelesi, aslında bizim de mücadelemizdir. Zaman ve imkan varken bu onurlu direnişe omuz vermek, destek vermek, dayanışma içerisinde olmak bizim tarihsel görevimizdir!”

18.02.2010antep1Organize Sanayi yıllar sonra tekrar inledi: İşçilerin birliği, sermayeyi yenecek!

80’li yıllardan bu yana neredeyse hiçbir yürüyüşe tanıklık etmeyen Antep Organize Sanayi Bölgesi, Çemen işçisinin 3 saatlik yürüyüşüyle sarsıldı!

14.00’da Organize Sanayi Müdürlüğü önünde toplanan Çemen Tekstil işçileri, buradan sloganlarla direniş alanına, Çemen Tekstil Fabrikası’na doğru yürüyüşe geçti.

Organize Sanayi Müdürlüğü önünde açıklama yapan DİSK Yürütme Kurulu üyesi Muzaffer Subaşı, grevin ve yaptıkları tüm eylemlerin meşru olduğunu ifade ederek, “Keyfimizden yürümüyoruz. Tabanlarımızı boşuna şişirmiyoruz. Derdimiz, sorunumuz var. Bu dertlerimize, sorunlarımıza çare bulmak için yürüyoruz.” dedi. Subaşı, yaptığı kısa konuşmanın ardından, yürüyüşe destek veren kurumları sıraladı.

Subaşı’dan sonra sözü alan Tekstil Sen Genel Başkanı Rıdvan Budak, sendikal hakların törpülendiğine dikkat çekerek, “Anayasaya yazıyorsunuz sendikalaşma hakkı, ama ondan sonra kullananı kapının dışına koyuyorsunuz” dedi.

18.02.2010antep2“AKP, sermayenin iktidarıdır!”

AKP’yi de eleştiren Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oturdular sermayenin kucağına, sonra biz başarılı bir iktidarız diyorlar. Hayır, siz sermayenin iktidarısınız! Kendi sermayenizi de yarattınız; işçileri, emeği yok sayıyorsunuz.”

Emekçilerin mücadelesinin her geçen gün büyüdüğünü ifade eden Budak, “Şimdi bu küçük görünen eylemler, büyük TEKEL direnişiyle beraber Türkiye’de dalga dalga yayılacak. Hiç kaçınılmazdır ki, sonunda, sendikalaşma hakkı da, grev hakkı da özgürce kullanılacak. Bundan hiç kimsenin kaçabilmesi mümkün değildir.” diye konuştu.

Açıklamaların ardından bir süre Müdürlük binasının önünde halaylar çeken Çemen işçileri, buradan, fabrika önüne doğru yürüyüşe geçti. Üç saat süren yürüyüş sırasında, sık sık, “Çemen işçisi direnişin simgesi”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Kamil baksana, kaç kişiyiz saysana”, “İş, ekmek yoksa barış da yok” sloganları atıldı.

Polis yine tehditler savurdu!18.02.2010antep5

Yürüyüş boyunca işçilerin yanından ayrılmayan Antep polisi ise, direnişin başından bu yana sürdürdüğü tavrından vazgeçmedi. Fabrikanın yakınına gelindiğinde yürüyüş kortejinin kestirme yola girmesini çevik kuvvet barikatıyla engelleyen polis, gerekçesi sorulduğunda ise, “Aranızda illegal örgütler var, provokasyon yapacaklar. Bu yoldan giderseniz fabrikaya atlarlar” dedi. Polis bu sırada, gelişmeleri takip eden Halk İçin Devrimci Demokrasi Gazetesi muhabirine de müdahale ederek, “Senin kim olduğunu, nerede okuduğunu iyi biliyoruz” diyerek tehdit etti.

18.02.2010antep3Çemen Tekstil Fabrikası’nın önüne gelindiğinde ise, yine, Çevik Kuvvet ekiplerinin fabrika önüne kurduğu barikatla karşılaşıldı. Panzerlerle fabrika önünü kapatan çevik kuvvete, işçilerden yoğun tepki geldi. “Burası fabrika karakol değil!” sloganını atan işçiler, “Yıllarca emek verdiğimiz fabrikamızın önüne gidemeyecek miyiz?” diye haykırdı.

Polis ekipleriyle pazarlık yapan sendika temsilcileri de, bildik tavırlarını sürdürdüler. Polisin “aranızdaki illegal örgüt üyelerini çıkarın” demesi üzerine harekete geçen Tekstil Sen Genel Başkanı Rıdvan Budak, devrimcilere, “bundan sonrasını biz hallederiz, siz gidin” dedi. Devrimciler ise buna, “İşçiler ne derse ona uyarız” sloganlarıyla karşılık verdi. İşçiler, devrimcileri alkışları ve sloganlarıyla sahiplenerek, direniş alanlarına davet ettiler.

Grevde “çadır” kazanımı!18.02.2010antep6

İşçilerin fabrika önüne çadır kurma taleplerini de, Valilik’ten izin almak gibi gerekçelerle bugüne kadar sürüncemede bırakan sendika yöneticileri, bugün, işçilerin baskısı sonucu, çadır talebini kabul etmek zorunda kaldılar. İşçiler, davul zurna eşliğinde, bir kazanımın verdiği heyecanla, çadırlarını kurdular. Çemen Tekstil işçileri, artık, grevin zafere ulaştığı güne kadar, fabrika önünde kalacaklar.

Çadırın kurulmasının ardından, işçiler, davul zurna eşliğinde çektikleri halaylarla eylem programını tamamladılar.

İşçilerin eylemine, KESK’e bağlı sendikaların yanı sıra, Demokratik Haklar Federasyonu, ÖDP, TKP, EMEP, Mücadele Birliği, ESP de destek verdi.

18.02.2010antep7

18.02.2010antep8

 

 

 

 

 

 

 

18.02.2010antep918.02.2010antep10

 

 

 

 

 

 

 

18.02.2010antep1118.02.2010antep12