“Kara Lekeyi Hiçbir Tarih AKP’nin Alnından Silemez” Diyen İşçiler Tepkilerini Sürdürüyorlar! (Video Haber)

ANKARA (25.02.2010) - TEKEL işçisinin direnişi 73. günü mücadele kararlılığı ve sabrıyla sürerken; gece nöbetinde Samsun Çadırı’nda kalan TEKEL işçisi Hamdullah Uysal sabah 05.30 sularında arkadaşlarına “Ben bir çorba içmeye gideceğim, sonra namazımı kılıp geleceğim” diye direniş alanından ayrıldı. Ancak bir saat sonra çadırdaki arkadaşlarına ölüm haberi geldi.

25.02.2010ankara4Direnişin 73.gününde “En son giden işçi ben olacağım!” diyen Hamdullah Uysal’ın cenazesi polis tarafından kaçırıldı!

Keçiören Adli Tıp Morgu’na götürülen Hamdullah Uysal’ın direniş boyunca ziyarete gelenleri “Ölmek var, dönmek yok, bu çadırdan en son ben giderim” diye karşılıyordu.

Adli Tıp Morgu’ndaki gergin bekleyiş sürerken Hamdullah Uysal’ın cenazesi Ankara Emniyeti tarafından kaçırılmak istendi. İşçiler bu saldırıyı geri püskürtmek için harekete geçtiler. İşçilerin ve devrimcilerin kol kola girerek barikat kurduğu esnada polisler kitleye saldırdı. Biber gazının da kullanıldığı saldırıda işçilerden birinin bacağı kırılırken üç işçi yaralandı ve Dışkapı Hastanesi’ne kaldırıldı.

Ailenin isteğine rağmen Emniyet Uysal’ın cenazesini direniş alanına getirtmedi

25.02.2010ankara1Hamdullah Uysal’ın eşi telefonla arayarak cenazenin TÜRK-İŞ önüne götürülmesini ve direnişteki işçi arkadaşlarıyla “helalleşsin” demesine rağmen polis enişte ve onun meslektaşları cenazeyi işçi kardeşlerine vermemek için her türlü oyunu çevirdiler. Temsili olarak içeriye giren işçiler ise polisler tarafından tehdit edildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği’nden avukatların ve demokratik, devrimci kurumlardan temsilcilerin de hazır bulunduğu Adli Tıp Morgu’nda işçisinin cenazesi işçi arkadaşlarına verilmedi. İşçiler ise Uysal’ın eniştesinin değil 73 gündür aynı şeyin mücadelesini omuz omuza verdikleri TEKEL işçilerinin cenazenin asıl sahibi olduğunu söyleyerek tepkilerini dile getirdiler.

25.02.2010ankara3İşçinin ölüsü de dirisi de korkutuyor!

TÜRK-İŞ önünde de cenazeyi bekleyen işçilere sendikacı Mecit Amaç; “Arkadaşımızın cenazesi Adli Tıp Morgu’nda beklemektedir, birinci derecede yakını olmadığından verilmemektedir, birinci derecede yakınları geldiğinde cenazesi buraya getirilecektir” diyerek açıklamada bulundu.

Sendika önünde gergin bekleyiş sürerken, işçiler arkadaşına aracın çarptığı yere karanfil bırakmak istediler, harekete geçen işçilerin önünü polis kesti ve temsili düzeyde işçilerin o yere gitmesine izin verdi. Bu duruma tepki gösteren işçiler “Dirimizden korkuyorlar da ölümüzden niye korkuyorlar” diye tepki gösterdiler.

İşçi arkadaşlarına saldırılarak, cenazenin kaçırıldığı haberini alan işçiler TÜRK-İŞ önünden, Adli Tıp Morgu’na doğru harekete geçtiler.  Mithatpaşa Caddesi’nde polis barikatıyla karşılaşan işçiler hep bir ağızdan “Katil AKP” ve “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz” sloganlarını attılar.

25.02.2010ankara2Biz işçi kültürü yarattık diyen kadın işçiler helva kavurdu!

Samsun çadırı, Amasya Gümüşhacıköy çadırı başta olmak üzere, direniş alanında matem sessizliği hakim. Samsun çadırında TEKEL işçisi arkadaşları Hamdullah Uysal’ı kaybetmenin derin üzüntüsüyle, aralarında DHF’li kadınların da bulunduğu kadın işçiler helva kavururken, “Bizim artık bir geleneğimiz yok, Samsun, Gümüşhacıköy, Amasya, Trabzon, Diyarbakır, İzmir, Batman, Bitlis, kardeşlik kültürümüz var. İşçi kültürü yarattık, yollardayız, nerde ölürsek oraya gömülüyoruz, ben nerde öleceğimi bile bilmiyorum. Yaşarken bunları bize reva görüyorlarsa ölümüz de nereye gömülüyorsa gömülsün.” diyerek tepki gösterdi. Bir işçi kadın duygusallığın yarattığı etkiyle baygınlık geçirdi.

25.02.2010ankara“Çocuklarımızın geleceği için direniyoruz” diyen Hamdullah Uysal direniş alanına veda etti…

Hamdullah Uysal 1971 doğumlu, evli ve iki çocuk babasıydı. Çocuklarından biri engelli olduğu için açlık grevi sürecinde çocuğuyla ilgili gelecek kaygısını gelen ziyaretçilerle paylaştığı yakın arkadaşları tarafından ifade edildi.

Aralarında Demokratik Haklar Federasyonu’nun da bulunduğu Ankara’daki ilerici, demokratik ve devrimci kurumlar sabahın ilk saatlerinde direniş alanında Samsun ve Gümüşhacıköy (Amasya) çadırına taziyede bulundular ve desteklerini sürdürüyorlar.

TÜRK-İŞ’in önü, gelen çelenklerle dolarken TÜRK-İŞ işçilere slogan atmaması uyarısı yaptı. Bu uyarı kimi işçilerin tepkisiyle karşılandı.