| TEKEL Direnişi’nde 63. Gün (Video Haber) |
|
ANKARA (15.02.2010) - 63. gününe ulaşan TEKEL Direnişi, yeni gelişmelerle ilerliyor. Sendikalar “Eylem Planı”nı Açıkladı! Direnişinin 63. Gününde, TEKEL işçileri tüm baskı ve zorluklara rağmen yılmadan direnişe devam dediler. Bugün, Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay, TÜRK-İŞ önünde bir açıklama yaparak, Başbakan ve Maliye Bakanı’na verdiği mesajların ardından bir günlük açlık grevine başladı.
TÜRK-İŞ önünde yaptığı konuşmada Abakay, “Basın emekçileri olarak TEKEL İşçilerine dokunan yılan bize de dokunur” dedi. Başbakan’ın eylemi, yasadışı gösteren açıklanmalarını eleştirerek, dünyanın dört bir yanından destek gören TEKEL işçilerinin eyleminde, Başbakanın kendisini garnizon komutanı, işçileri ise erbaş gibi görerek emirler yağdırdığını söyledi. Dünyanın dört bir yanından sendikaların destek verdiği haklı direnişi Başbakan’ın görmezden geldiğini ifade eden Abakay ‘Kardeşim duymaz eloğlu duyar’ mısralarını Başbakan’a armağan etti. Konfederasyonların Ortak Tavrı, Pasif Direniş TÜRK-İŞ, KESK, DİSK ve KAMU-SEN’in, TEKEL direnişi için geçen hafta ortak bir toplantı düzenlenmişti. Toplantı sonucunda ortaya koydukları ortak eylem kararı, Konfederasyonların Genel Sekreterlerinin aldığı toplantı sonucu somut eylem planı başlığıyla açıklandı. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, KAMU-SEN Genel Sekreteri İsmail Koncuk, TÜRK-İŞ Genel Merkezi önünde hazır bulundu. Ortak kararın sonuçlarını açıklayan TÜRK-İŞ Genel Sekreteri ve TEKGIDA-İŞ Genel Başkanı Mustafa Türkel “Dayanışma daha ileri bir boyuta ulaştı” diyerek bütün konfederasyonların güçlü katılımıyla, gelecek haftanın TEKEL işçileriyle dayanışma ve eylem haftası ilan edildiğini bildirdi.
Konfederasyonlara bağlı bütün şubeler, 18 Şubat’ta kuralsız ve güvencesiz çalışma şartlarına hayır ve TEKEL işçisinin davasını sahiplendiklerini belirten siyah pankartlar asacak. 1) 19 Şubat’ta tüm şubeler tespit edilen illerde kitlesel basın açıklamaları düzenleyecek. 2) 20 Şubat’ta saat 11.00’da tüm sendika ve şube başkanları Ankara’da olacak, 12.00’da Sakarya Caddesinde TEKEL İşçileriyle birleşerek o gece çadırlarda sabahlayacak. 3) 21 Şubat’ta ise saat 12.00’de temsilciler basın açıklaması yaptıktan sonra illerine dönecek. Ayrıca TEKEL işçilerine yapılacak herhangi bir müdahalede sırasında tüm yerellerde eylemler yapılarak saldırıya cevap verilecek. Bütün İşçiler Ankara’ya Mustafa Türkel, açıklamanın ardından yaptığı konuşmada bütün TEKEL işçilerine seslenerek “Hemen şu anda Ankara’ya gelin.” dedi. Ayrıca hükümetin işçi ikna turlarını eleştirerek bu çabaların bir sonuç vermeyeceğini söyledi. Türkel, dayanışma daha ileri ve uluslar arası boyuta ulaştığını belirterek, Avrupa’nın onlarca kentinde başlatılan açlık grevlerine selam yolladı. İşçilerin sık sık “Direnen işçiler yenilmezler”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “İşsize iş verin ya da yok olun”, “Zafer direnen emekçinin olacak” şeklinde sloganlar attığı açıklama sırasında Mustafa Türkel, şöyle konuştu: 4-C Hukuksuzluğu Yargıda Siyasi iktidarın “4-C dışındaki her türlü uygulamaya karşıyız” ifadelerini olumlu karşılıyoruz. 4-C onların olsun, bu hukuksuzluktur. 4-C onların olsun, bu hukuksuzluğu yargıya taşıyoruz. 4-C’yi bizim üzerimizden 4-C’lilere, ataması yapılmayan öğretmenlere, sağlık çalışanlarına, şeker ve enerji çalışanlarına sunup meşrulaştırmalarına izin vermeyeceğiz. 4-C ile çalışanların da kendi kurumlarında işçi statüsü ile çalıştırılmalarını talep ediyoruz. Bütün saldırı politikaları iflas etmiştir, hükümet yetkililerinin hepsine sesleniyorum, Devlet Adamı gibi davranın, yalan söylemeyin artık yeter. Buradaki sayıyı yüzlerle ifade eden Başbakan’a sesleniyorum biz yüz binler, biz milyonlarız.
Başta Türk İş ve diğer konfederasyonlar olarak sorunun masada çözülmesi için masada çözülmesini istiyoruz bu kararlılığı ülkeye ve uluslar arası kamuoyuna yaymaya devam edeceğiz. Herkes bilsin ki TEKEL işçisinin mücadelesi yasal ve meşrudur. TÜRK-İŞ de işçinin tapulu malıdır. Bu eyleme yasa dışı diyenler Anayasa'nın 90. Maddesine ve İLO’nun 87. maddesine bir daha baksın. Kimseyi incitmemeye ve sendikanın kararları çerçevesinde şiddetsiz direnmeye, olası bir müdahaleye karşılık vermemeye devam edecek ve ertesi gün tek tip çadırlar kuracağız. Bu sorun çözülmeden işçi sınıfından kurtuluş yok.” Sorun Belli de Üslup Yanlış Mustafa Türkel, konuşmasının sonunda “Bundan sonra burada yalnızca TEKEL işçisi olacak hiçbir siyaset ve kurumun afişi, pankartı vs. olmayacak, herkes tekleşmek zorundadır. Sendikanın aldığı herhangi bir karara uymayan, komiteler kuran ve fevri eylemlerde bulunan işçiler de bizimle olan yol arkadaşlığının sonuna varmıştır onlara güle güle” şeklinde konuştu. Gerçek Dostlarımızı Doğru Tayin Edelim! Hükümetin ve onun diğer organlarının TEKEL işçilerinin direnişi ve bu direnişe başta devrimci demokrat kamuoyunun desteğinden duyduğu rahatsızlık giderek artıyor. Bu rahatsızlığı görüntü kirliliği gibi kelimelerle ifade ederken, bir yandan da TÜRK-İŞ yönetimini bu baskıyla, daha ileri ve dirençli duran kesimleri ve işçileri hedef gösteren ifadelere zorluyor. Bu anlamda her gün valilik ve emniyet vasıtasıyla tebligatlar yollayan iktidar, bir bütün olarak TEKEL’in direncini kırmaya çalışıyor. Öte yandan da sendika patronlarına uyguladığı baskının ve psikolojik savaşın sonucunda sendika ile işçileri, işçiler ve sendikalar ile devrimcileri karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Bizler bu oyunlara gelmeyerek bütün olumsuzlukları bertaraf edecek ve TEKEL direnişini kazanımla sonlandıracak bütün girişimlerin özneleri ve destekleyeni olacağız. Açlık grevindeki işçilerden biri Türkel’in açıklamasını pasif bir eylem kararı olarak değerlendirip Türkel’i eleştirdi ve Türkel’i işçilere sahip çıkmaya çağırdı. Demokratik Haklar Federasyonu Çalışmalarını Sürdürüyor! Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) faaliyetçileri, işçilerle yaptıkları sohbetlerde, işçilerin bir kısmı Türkel’in açıklamasını olumlu olarak görürken bir kısmının da bu açıklamaların süreci uzatmaktan başka bir işe yaramadığını artık açıklamalar değil somut şeyler görmek istediklerini söylediler. DHF, gün içerisinde alanda gazete ve bildiri çalışmalarını yoğunlaştırırken, geceleri de çeşitli illerden gelen Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) faaliyetçileriyle birlikte, çadırlarda görüşmelerini yoğunlaştırıyor. DHF, kamuoyuna yaptığı çağrılarla, ülke genelinde ve yurt dışında TEKEL mücadelesini halkın haklı mücadelesiyle birleştirme ve yaygınlaştırma çabalarını sürdürürken, sürecin bugünkü aşamasından sonrasında çok daha ciddi, kararlı ve direngen bir çizgide ilerletilmesi gerekliliğini faaliyetlerinde işliyor. |





“Başbakan Garnizon, İşçiler Erbaş”
Bu Doğrultuda: Her Yer Eylem Alanı Olacak
Mücadelemiz Meşru ve Yasaldır