| DGH İstanbul Örgütlülüğünden Açıklama! |
|
İSTANBUL (26.02.2011) - 23 Şubat 2011 günü DGH, DHF, DKH, YDSB ve Halkın Günlüğü Gazetesi’ne dönük gerçekleştirilen gözaltı terörü, tutuklamalarla sonuçlandı.
DGH İstanbul örgütlülüğü, gerçekleştirilen saldırılar karşısında, mücadele kararlılıklarını ifade eden bir açıklama yayımladı. Metni, olduğu gibi veriyoruz: "Gözaltına alınan 23 kişiden, Nihal Gül, Emrah Kalkan, İsa Uğur Erdoğan, Gönül Dinç, Gülay Sözsahibi, Gökmen Ergenç, İsmal Atan ve Halkın Günlüğü Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hıdır Gürz tutuklandı. Tutuklananların 6’sı halk gençliğinin demokratik hakları ve özgürlükleri için mücadele eden DGH’liler. Tutuklanan 6 arkadaşımız üniversiteli gençliğin maruz kaldığı hak gasplarına karşı mücadele ettikleri için Çukurova polisi tarafından hedef haline getirildi. Tutuklanan 6 DGH’li şahsında, devlet bir kez daha, üniversiteli ve liseli gençliğin örgütlenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. Çukurova’da DGH, DHF, DKH ve YDSB’nin gelişen, güçlenen faaliyeti karşısında özellikle son aylarda baskılarını yoğunlaştıran Çukurova polisi sonuç alamayınca, tutuklama terörünü devreye sokarak faaliyetlerimizi geriletmeye çalışmaktadır. Arkadaşlarımız, Çukurova polisinin baskılarını ve tezgâhlanan polis operasyonlarını, tam bir ay önce yaptıkları basın açıklamasıyla duyurmuşlardı. 26 Ocak 2011 günü Adana’da yapılan basın açıklamasında, dün tutuklanan Emrah Kalkan, bütün kurumlarımız adına şunları ifade etmişti: “Yaklaşık bir yıldır Adana Emniyeti’ne bağlı polisler, haklılığını ezilenlerin haklı mücadelesinden alan Çukurova Demokratik Haklar Derneği’nin faaliyetçilerine ve çalışanlarına dönük baskı ve sindirme politikalarına devam ediyor. Demokratik Haklar Federasyonu’nun kampanya çalışmaları üzerinden, Adana’nın birçok yoksul semtinde ve köylük alanlarına dönük yapılan çalışmalarımızdan sonra polis bu alanlara giderek, faaliyetçilerimizle sohbet eden, gazetemiz Halkın Günlüğü’nü alıp okumak isteyen, bildirimizle emperyalist politikaların teşhirinin yapılmasına engel olmak için halkımızı tehdit etmektedir. Bununla yetinmeyen Adana polisi, yine faaliyetçilerimizin evlerine giderek, faaliyetçilerimizin ailelerine, derneğimizin “yasadışı” olduğunu belirterek, “çocuklarınızın nereye gidip geldiğini biliyor musunuz?”, “Başka yerlere gönderirler” gibi ifadelerle, Demokratik Haklar mücadelesinde yer alan derneğimizi, ezilen işçi, köylü, gençlikle bağlarını zayıflatmak ve hedef haline getirmeye çalışmaktadırlar. Yine derneğimiz üyelerinin evlerine baskın yapılıp, üyelerimiz, Dernek üyeliğinden üyeliklerinin silinmesi noktasında tehdit edilmişlerdir.” En küçük demokratik hak mücadelesine dahi tahammülü olmayan devletin gerçek yüzü, 23 arkadaşımız şahsında tezgâhlanan gözaltı ve tutuklama terörüyle bir kez daha kendisini göstermiştir. Arkadaşlarımız, Çukurova polisinin, faaliyetlerimizi bastırmak için kapsamlı operasyonlar tezgâhlayacağını biliyorlardı. Çukurova polisi bu niyetini açıkça ifade etmekten çekinmiyordu zaten. Arkadaşlarımız bu saldırılara karşı tutumlarını 26 Ocak günü şöyle ifade etmişlerdi: “Demokratik Haklar Federasyonu devlet nezdinde hazırlanmakta olan operasyonel süreci, üzerinde yoğunlaşan baskıları ve saldırıları, örgütlü işçileri, köylüleri, emekçileri ve ezilenleriyle birlikte sürdürmekte olduğu kitlesel mücadeleyle bertaraf edecektir!” Yoldaşlarımızın sözü, SÖZÜMÜZDÜR! Ne Çukurova’da ne de başka bir faaliyet alanında devletin saldırıları faaliyetlerimizi engelleyemeyecektir. Yoldaşlarımızdan boşalan yerleri, yeni yoldaşlarımız dolduracaktır! Bundan kimsenin şüphesi olmasın! DGH, üniversitelerde ve liselerde yeni demokrasi bayrağını bilinçle, cesaretle ve cüretle yükseltmeye devam edecektir!" |





