| İstanbul'da Yaşanan İşkence Olayına Karşı Basın Açıklaması |
|
İSTANBUL (08.02.2011) - 6 Şubat Pazar günü, Taksim Polis Merkezi'ne bağlı sivil polislerce gözaltına alınıp işkence gören DHF üyesi Mikail Haskanlı ve arkadaşı Sinan Çar için Demokratik Haklar Federasyonu, karakol önünde basın açıklaması yaparak olayı teşhir etti.
Saat 13.00’de Taksim Polis Merkezi önünde toplanan DHF'liler; “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “İşkenceci polisler hesap verecek”, “Zam zulüm işkence işte faşizm”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarını attılar. Basın açıklamasını okuyan Cemal Doğan şunları vurguladı: “Ülkemiz hâkim sınıflarının siyasal sözcülüğünü yapan AKP iktidarı, demokratikleşme üzerine büyük bir fırtına kopara dursun, satılık kalemşorlar sahte demokrasi ataklarına methiye dize dursun, yaşanan birçok olay yaratılan bu gerçek dışı dünyayı tuzla buz etmektedir. “İşkenceye sıfır tolerans” diyenler, işkenceci polisleri aklayıp ya da ödül gibi basit cezalar vererek bu konudaki gerçek yüzlerini göstermektedirler. Hemen hemen her geçen gün devletin kolluk kuvvetleri, hakları için eylem yapan işçi emekçilerden tutalım da, sıradan bir mesele yüzünden yolu karakola düşen insanlara varıncaya kadar, uyguladıkları şiddetle anılmaktadır. İşkence yapmak, devletin karakteristik bir özelliğidir. Karakolda, okulda, hapishanede kısaca yaşamın tüm alanında işkence yaygın kullanıma sahip bir yöntemdir. Taksim Polis Merkezi'nin ilk vukuatı değil bu. Daha öncede Festus Okey adlı bir insanımız burada öldürülmüştü. Bu olayla ilgili yargılanan polisler hala elini kolunu sallayarak gezmekteler. Mahkeme ise Festus Okey'in kimlik bilgilerini beklemekte. Bu yaşanan olaylar münferit değildir. Sistematik bir uygulamadır. Basına yansıyan olayların dışında kamuoyunun bilgisinin olmadığı birçok buna benzer olaylar yaşanmaktadır. Karakolların işkence merkezleri olduğu; en sıradan demokratik hakkın kullanılmasının dahi büyük bir baskı ve şiddet görmenin gerekçesi haline getirildiği; insanların bedeller ödeyerek kazandığı birçok hakkın gasp edildiği; insanların işsizlikten, yoksulluktan ve açlıktan kırıldığı bir coğrafyada; insan hak ve hürriyetlerinin geliştiğini söylemek, demokrasinin olgunlaştığını savunmak, en büyük yalandır. Demokratik Haklar Federasyonu olarak, üyemize dönük yapılan bu saldırının kinini ve öfkesini taşıyoruz. İnsanlarımıza işkence yapanların, halkımızı katledenlerin, yaşamlarımızı cehenneme çevirenlerin iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kurmayı kendimize görev telakki ediyoruz. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunu ve kime yapılırsa yapılsın karşısında olacağımızı bir kez daha belirtmek istiyoruz. İşkenceciler elbette halkın devrimci adaleti önünde hesap vereceklerdir. Tüm uğraşımız buna dönük olacaktır.” |





DHF'nin füze kalkanına karşı Taksim'de yaptığı yürüyüşe katılan, ardından da Ankara OSTİM'deki patlamada yaşamını yitiren işçiler için düzenlenen eyleme giden Haskanlı, arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirdikten sonra evine gitmek üzereyken, keyfi kimlik kontrolüne tabi tutulmuştu. Daha sonrasında hakaretlere uğramış ve götürüldüğü karakolda işkence görmüştü. Olayın ertesi gününde Demokratik Haklar Federasyonu'na gelen Haskanlı olayı anlatmış ve İHD'ye başvurusu yapılmıştı. Bugün de Haskanlı'ya dönük olarak yapılan işkence basın açıklaması ile kamuoyuna duyuruldu.