| Onlar, “umudun düşmanı” sıfatlarını yaşatmaya devam ediyorlar. O halde, “umudun adı” olmak gibi koskoca bir görev bekliyor devrimcileri… |
|
DERSİM (31.07.2009) - Şu sıralar Dersim’de, bir taraftan 9. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin coşkusu yaşanırken, diğer taraftan da kitle çalışması sürüp gidiyor. Dersim’in bütün mahallelerinde, üzerinde “Bağımsızlık ve yeni demokrasi mücadelesine katılalım” yazan önlükleriyle karşınıza çıkıp, “Munzur’a barajların yapılmasını istemiyoruz, soygun ve talan düzenini istemiyoruz” diyor birileri… Şehir merkezinde, ses tellerinin izin verdiği en yüksek sesle haykırarak geziyorlar sürekli: “Munzur’da barajlara, doğa katliamlarına hayır!”
DHF’liler, çalışmalarını sadece Dersim Merkez’le sınırlamıyorlar. İlçelere gidiyorlar, kilometrelerce yol kat edip köylere ulaşıyorlar. Güneşin kavurucu sıcağı altında, tırpan vuruyorlar. Munzur’a yapılan barajlardan biri, bu ay içinde kullanılmaya başlanacak. Munzur’un, Dersimlilerin tarihine tanıklık eden suyu, çağıldamayacak artık. Sevdalıların oturup Munzur’a bakarak hayal kurdukları kıyı, yok olacak şimdi. İnsanlar topraklarından göç etmek zorunda kalacak, Dersim'in tanıdık iklimi alt üst olacak. Gençlerin neşeli ezgiler eşliğinde yüzdüğü yerler, basit bir manzaraya dönüşecek. Ama bu bir akarsu manzarası değil, insanı çıldırtacak kadar durgun bir suyun manzarası olacak! Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetçileri Munzur’un bu hale gelmesini istemedikleri için, daha bir şevkle çalışıyorlar mahallelerde. Yanı başında, festival çalışmaları nedeniyle kurdukları çay bahçesinde iyice kaynaştıkları Munzur’u, böyle bırakmak istemiyorlar. Fakat Munzur’a baraj yapanların, Zeugma’yı sular altında bırakanlarla, elini Hasankeyf’e uzatanlarla aynı olduğunu biliyorlar. Hatta Munzur’a baraj yapanların, bu ülkenin emekçilerini daha fazla yoksullaştıranlarla, gençlerini geleceksizliğe mahkûm etmeye çalışanlarla, memleketin yarınını karartanlarla aynı olduğunu da biliyorlar. Bu yüzden, Munzur’a barajların yapılmasına karşı haykırdıkları sloganların yanına, “soygun ve talan düzenine hayır” sloganını da ekliyorlar hemen. DHF’lilerin çok işi var daha… Hem de sadece Dersim’de değil, memleketin her köşesinde, çok işi var DHF’lilerin. Doğayı katletmekte hiçbir sakınca görmeyenler, emekçileri sefalet koşullarında çalıştırmakta da bir sakınca görmüyorlar çünkü. Memleketi emperyalizme peşkeş çekmekte de bir sakınca görmüyorlar. Onlar, “umudun düşmanı” sıfatlarını yaşatmaya devam ediyorlar. O halde, “umudun adı” olmak gibi koskoca bir görev bekliyor devrimcileri… Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetçileri, Dersim’de halkla birlikte örülen bir mücadele anlayışının vitrini oldular. DHF’liler, mahallelerde, evlerin daimi misafirleri haline gelmiş durumda… Çünkü onlar, Dersim Demokratik Halk Dayanışması (DDHD) pratiğinde verdikleri sözü tutuyorlar. “Sadece seçimlerde değil, seçimlerden sonra da kapınızı çalacağız” demişlerdi Dersimlilere… Ve halen, iki haftada bir, bütün Dersimlilerin kapısı çalıyorlar. Pek çoğunun sofrasına oturup, ekmeğinden bölüyorlar. Dersim’de Munzur Festivali coşkusu devam ediyor. DHF’lilerin Munzur’u ve bilcümle memleketi kurtarma mücadelesine kendi gerçekliği içinde yaptığı katkı da… |



Onlar, Munzur’a yapılmak istenen barajlara, soygun ve talan düzenine, üniversite harçlarına yapılan zamlara karşı, çalışma yürüten Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetçileri… Yeni Mahalle’nin rampasını, Dağ Mahallesi’nin kayalarla örülmüş sokaklarını, Gazik’in caddelerini, güneşin kavurucu sıcağı altında gezip, kapısını çalmadık tek ev bırakmıyorlar.