dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Dersim’de Festivalin 3. Günü ve “Kürt Sorununda Muhataplık Konusu ve Demokratik Özerklik” Paneli

DERSİM (31.07.2010) - Festival Dersim merkezde üçüncü gününde etkinliklerle devam ediyor.

31.07.2010dersim3DHF stant faaliyetleri merkezde devam ederken, stant arkasında bir araya gelen üye ve taraftarlarla yapılan sohbetlerde genel festival programı ve Dersim sorunlarına dair sohbetler gerçekleştiriliyor.

Belediye salonunda yapılan “Kürt Sorununda Muhataplık Konusu ve Demokratik Özerklik” konulu panele DHF Temsilcisi Uğur Yeşiltepe, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir, Partizan Temsilcisi Eren Korkmaz, BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, EMEP MKYK Üyesi Feyzi Ayber katılırken paner yönlendiriciliği görevini ise gazeteci Nuri Fırat üstlendi.

EMEP MKYK Üyesi Feyzi Ayber; “Demokratik Özerklik bölgede şarttır”

Panelde ilk sözü EMEP MKYK Üyesi Feyzi Ayber aldı. Kürt sorununda "muhataplık sorunu" olduğunu belirten Ayber, "AKP hem Kürt hem de devlet tarafının muhatabı olarak kendini göstermeye çalışıyor. Ancak Kürt halkının siyasal önderleri bellidir. Kürt halkının önderleri operasyonların durması ve tarafların biraya gelerek barışın sağlanabileceğini söylüyor. Barış olacaksa Kürtlerin temsilcileri ile bir araya gelmesi ve muhatap alması ile olur, Öcalan ve PKK de dahil. Bunlar önemsenmeli ve tüm sözleri ciddiye alınmalıdır. Çözüm için bir an önce anadilde eğitim olanağı sağlanmalı, Demokratik Özerklik bölgede şarttır. Eğer bir sorunu 'çözüyoruz' diyorlarsa bölgede Kürt dili Türkçe gibi eğitim dili olmalıdır. Sonuçta yerel yönetimlerin yetkisi eğitim, sağlık, imar gibi konular yerel meclislerin aldığı kararlarla hayata geçirilmelidir." dedi.

Ayber’in ardından sözü BDP Milletvekili Şerafettin Halis aldı. Halis; "Halkın muhatap olarak gösterdiği Sayın Öcalan’dır dedik. ‘PKK de bir muhataptır’ dedik. Ancak bu halkın temsil gücü her iktidar ve ana muhalefet partileri tarafından dışlandı ve linç edilmek istendi." dedi.

ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da, “Muhatap PKK’dir, Öcalandır.” diyerek sözlerine şöyle devam etti; “Bütün sol, sosyalist hareketlerin bir merkezde toplanarak Kürt sorunun çözümünde ortak bir karara gitmeleri gerekiyor. Bu ülkede en temel sorun olan Kürt sorunu, dilleri, inançları, emekçileri, yoksulların tümümü kapsayan Demokratik Özerklik ile sağlanabilir.”

31.07.2010dersim1“Yasal bir silahtan çıkan mermiyle, devrimci bir silahtan çıkan merminin yol açtığı sonuçlar aynıdır.”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de, konuşmasının başında Şeyh Sait ve Seyit Rıza'nın torunlarının aynı felsefeye sahip olduğunu dile getirerek “Her kesimin kendini dışarıda görmediği, kendini ifade edebildiği bir projedir. Bu proje, 'Demokratik Türkiye Özerk Kürdistan' olarak kabul edilmelidir. TBMM olacak, ancak Marmara'da da parlamento olacak, bunun yanında Kürdistan Parlamentosu da olacaktır. Bu ülkenin kuruluşunda kendi renkleri ile savaşan atalarımızın al yıldızlı bayrağının yanında 'Kesk û sor û zer' bayrağımız da olacaktır. Mesela Dersim'de belediye önünde dalgalanan ay yıldızlı bayrağın yanında Kürtlerin sembolü olan sarı, kırmızı, yeşil renkli Kürtlerin bayrağı da olacaktır.” dedi. Baydemir konuşmasında, silahların konuşmaya devam etmesi durumunda can kayıplarının devam edeceğini dile getirdi ve bugün yasal bir silahtan çıkan mermiyle, devrimci bir silahtan çıkan merminin yol açtığı sonuçların aynı olduğunu ifade etti.

“Karakollar yapılıyor, insanlar sokak ortasında vuruluyor…”

Partizan Temsilcisi Eren Korkmaz konuşmasında; Kürt ulusunun verdiği mücadelede sistemin diline doladığı “barış, demokrasi” kavramlarının sistemce kirletildiğini vurguladı. Korkmaz, “Karakollar yapılıyor, insanlar sokak ortasında vuruluyor, zindanlara insanlar tıkılıyor ve AKP demokrasiden, barıştan bahsediyor.” diyerek sistemin ortaya attığı demokrasinin olmadığını bu çerçevede de Anayasa Referandumunu boykot edeceklerini dile getirdi.

31.07.2010dersim4Faşist Kemalist iktidarın hakim olduğu bir ülkede demokrasi talep etmek...”

En son söz alan DHF Temsilcisi Uğur Yeşiltepe sözlerine; “Öncelikle hepinizi DHF adına selamlıyorum. Gerek Dersim’de, gerekse Türkiye Kuzey Kürdistan coğrafyasının farklı alan ve yerlerinde halkların kurtuluşu uğruna verdikleri mücadelede toprağa düşen devrimci komünist önderleri, Deniz Geçmişleri, Mahir Çayanları, Mazlum Doğanları ve tabii ki de Komünist Önder İbrahim Kaypakayaları anarak başlamak istiyorum. Bugün bu salonda konuşuyorsak, böylesi demokratik ortamda konuşabiliyorsak, 'Kürt' diyebiliyorsak, 'Laz' diyebiliyorsak, 'Alevi' diyebiliyorsak onların dağlarda şehirlerde verdikleri mücadelenin yüzü suyu hürmetinedir. Onları tekrar bu duygularla anıyoruz.” diyerek başladı.

Yeşiltepe sözlerinin devamında; “Kürt ulusal sorununu tartışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin 85 yıllık tarihi boyunca yok sayılan, imha ve inkar politikaları ile ulusun kendi kaderini tayin hakkının hiçe sayıldığı bir gerçekliği konuşuyoruz. Ulusal mesele bu topraklarda “demokratikleşme” sorunudur. Ama aynı zamanda demokratikleşmenin hangi ülkede yaşadığımızla akalı olduğunu da düşünüyoruz. Faşist Kemalist iktidarın hakim olduğu bir ülkede demokrasi talep etmek düşündürücü.” diyerek, ulusal sorunun demokratik bir sorun olduğunu, bu ülkede de demokrasinin devrim sorunu olduğunu ifade etti.

DHF Temsilcisi; bu durumun “her şeyi devrime havale etmek” olmadığını, Kürt ulusunun ortaya koyduğu demokratik talepleri desteklediklerini ancak her taleplerini kayıtsız şartsız desteklemenin Kürt ulusuna haksızlık olduğunu, bunun dostluk anlayışında olmadığını ifade ederek, Kürt Ulusu'nun ortaya koyduğu Demokratik Özerklik ve Muhataplık istemleri demokratik taleplerdir DHF olarak bu demokratik hakları destekliyoruz dedi.

DHF Temsilcisi sözlerini bitirirken Anayasa Referandumu’nu boykot edeceklerini açıklayarak tüm halkı boykota çağırdı. Referandum gününde sandıklara değil sokaklara çıkmaya çağırdı.