dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Hindistan Konsolosluğu Önünde Buluşulacak

İSTANBUL (12.07.2010) - DHF ve Partizan 14 Temmuz 2010 Çarşamba günü saat 13.30’da Taksim Elmadağ durağında buluşarak Hindistan Konsolosluğu önünde bir basın açıklaması gerçekleştirecek.

dhflogo2Geçtiğimiz günlerde Hindistan Komünist Partisi (Maoist) Merkez Komite-Siyasi Büro üyesi ve Parti Sözcüsü Cherukuri Rajkumar (Yoldaş Azad), polisler tarfından kaçırılarak katledilmişti.

Gerçekleştirilen Cinayet hakkında Hindistan Komünist Partisi (Maoist), Merkez Komite Kuzey Bölge Bürosu tarafından yapılan açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz:

Bu kesinlikle bir çatışma değil! Bu, Andhra Pradesh polisinin soğukkanlılıkla işlediği bir cinayettir.

Şehit yoldaş Azad’ı (Cherukuri Rajkumar) ve yoldaş Hem Pandey’i (Jitender) selamlıyoruz.

Azad, 1 Haziran’da yoldaş Hem Pandey ile birlikte tutuklanmıştı

İnsanları kaçırması ve soğukkanlılıkla katletmesi ile ünlü azılı Andhra Pradesh Polis Özel Timi, 1 Haziran günü, partimiz HKP (Maoist)’in Polit Büro üyesi ve sözcüsü olarak görev yürüten yoldaş Azad’ı ve bir bölge komitesinde faaliyet yürüten yoldaş Hem Pandey’i, kendilerini Dandakarnaya bölgesinden alacak yoldaşımızla buluşmaya giderken Nagpur şehri yakınlarında, saat 11 sularında tutukladı. Yoldaş Azad, yoldaş Hem Pandey ile birlikte uzun bir yolu katettikten sonra, saat 10 sularında Nagpur şehrine ulaştı. Andhra Prades Polis Özel Timi, aldığı özel bilgi ile söz konusu noktada yoldaşlarımızı kaçırarak, helikopterle Maharashtra sınırındaki Adilabad ormanlarına götürerek katlettiler.
Değerli yoldaşlarımızın önünde saygıyla eğiliyor ve katillerinden itikamımızı alacağımızı and içiyoruz

Azad yoldaşın hayatı

Andhra Pradesh’in Krisha bölgesinde, iyi halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen yoldaş Azad, HKP (Maoist)’in üst düzey liderlerinden birisiydi. Vizianagaram bölgesinde bulunan Sainik Okulu’nda eğitim gördü. Azad yoldaş, öğrenci hareketinden gelen efsanevi yoldaşlarımızdan Surapuneni Janardhan tarafından 1974 yılında Radikal Öğrenciler Birliği (RSU)’ne getirildi. Radikal Mühendislik Koleji olarak ün yapmış olan Bölgesel Mühendislik Koleji’nde parlak bir öğrencilik dönemi geçiren yoldaş Azad, Kimsaya Mühendisliği’nde mastırını tamamladı ve partinin direktifi doğrultusunda Vishakhapatnam’a gitti. 1984 yılına kadar Andhra Pradesh Radikal Öğrenciler Birliği’nin ikinci başkanı olarak faaliyet yürüttü. Bu dönemde Andhra Pradesh genelinde gelişen hemen tüm öğrenci hareketlerinin ve halk hareketlerinin arkasındaki itekleyici kuvvet olarak onun damgası vardı. Kısa süre içinde Hindistan Komünist Partisi-Marksist/Leninist (Halk Savaşı) partisinin [Bu parti, Hindistan Komünist Partisi (Maoist)’in öncellerinden birisidir –çevirenen notu-] bölge komitesi üyeliğine getirildi. 1981 yılında, Madras’ta (bugünkü adıyla Chennai) ulusal soruna ilişkin bir seminer düzenlemek için Hindistan’ı bir boydan bir boya gezdi. 1982 yılında Karnataka’ya kaydırılan yoldaş Azad, partinin Karnataka’daki örgütlülüğünün oluşturulmasında önder bir rol aldı ve Karnataka Bölge Komitesi’nin sekreteri olarak görev yürüttü. 1990 yılında yapılan Parti Merkezi Toplantısı’nın ardından Merkez Komitesi’ne getirildi. 1995 yılında gerçekleştirilen Tüm Hindistan Konferansı’nda da durum değişmedi ve yoldaş Azad bir kez daha Merkez Komitesi’ne alındı, o tarihten itibaren Merkez Komite ve Polit Büro üyesi olarak devrime hizmet etti. 2004 yılında Hindistan Komünist Partisi (Maoist) kurulduğunda da, yoldaş Azad’ın bu görevlerine devam etmesi kararlaştırıldı ve bu tarihten itibaren yoldaş, HKP (Maoist)’in Merkez Komitesi’nin sözcülüğü görevini de yürüttü.

Okuma hırsı ve koşulları parlak bir biçimde tahlil etmesi, berrak-keskin bilinci ve örgütsel becerisiyle ülke genelinde devrimci harekete önemli katkılarda bulunmuş olan yoldaş Azad, mütevazı yaşamı ve sıkı çalışması ile bilinen bir önderdi. Yoldaş Azad, Halkın Yürüyüşü (People’s March), HKP (Maoist)’in teorik yayın organı Halk Savaşı’na (People’s War) ve Maoist Enformasyon Bülteni’ne (Maoist İnformation Bulletin) çok sayıda yazı yazdı. O, 1990’larda sovyet emperyalizminin ve onun uydu rejimlerinin çökmesinin ardından büyük bir kırılma yaşayan ve devrimci harekete-devrime inancını yitiren Andhra Pradesh’li entellektüellere dönük sağlam eleştiri yazıları kaleme aldı. Ölümüyle, Hindistan devrimci hareketi, 35 yılını devrimci mücadeleye vermiş örnek ve mükemmel bir yoldaşını, parlayan bir yıldızını kaybetti.

Son seyahatinden önce, tanınmış bir dergiden, bir röportaj için gönderilen soruları almıştı. Soruları gönderen dergiye, bir geziye çıkmış olduğu için soruları yanıtlama şansının olmadığını, ancak mümkün olan en kısa sürede yanıtlarını yollayacağını bildirmişti.

Azad’la birlikte şehit düşen Sukhdev değil, yoldaş Hem Pandey

Yoldaş Hem Pandey (30), Uttarakhand Eyaleti’nin Pithoragarh köyü yakınların doğdu. Eğitimini Ulusal Üniversite’de tamamladıktan sonra felsefe doktorası yaptı. Tüm Hindistan Öğrenciler Cemiyeti (AISA)’nin aktif bir üyesiydi ve giderek AISA’nın devrimci söylemlerinin sahteliğinin farkına vardı. Radikal bir gruba katıldı ve sonrasında, 2001 yılında, HKP-ML Halk Savaşı’na katıldı. Almora bölgesindeki dağ köylerinde yoksul köylüleri örgütledi, onların sorunlarına dair sayısız yayıma imza attı. İyi bir konuşmacı, sade ve enerjik bir kişiliğe sahip olan yoldaş Hem, bölgedeki halkın sevgisini kazanmayı başardı. 2005 yılında daha önemli faaliyetler için görevlendirildi. Yeni şeyler öğrenme iştahı, sürekli okuması ve fikirlerini yazıya dökmesi tüm devrimcilerin örnek alması gereken şeylerdir. Farklı isimler altında birçok haber dergisine birçok makale yazmıştır. Sivil haklar organizasyonlarından yoldaş Hem Pandey’in cenazesinin Andre Pradesh polisi tarafından, Uttarakhand eyaletinde, Haldwani’de yalnız yaşayan annesine gönderilmesi için ısrar etmesini talep ediyoruz.

APSIB- Mossad’ın Hint Avatarı

Kısmen Mossad tarafından eğitilmiş olan Andra Pradesh Özel İstihbarat Dairesi, Hindistan’da usta öğretmeninin kötü şöhretini kazandı. Dokunulmazlığı olan APSIB, eyalet sınırlarını geçerek kaçırma eylamlerini ve soğukkanlılıkla işlenen cinayetleri yönetiyor. Bütün bunlar Manmohan- Sonia ve Chidambaram’ın açık desteğiyle gerçekleşiyor.

Bu faşist çete, karşılaşmalar sonucu yaşanan ölümlerin IPC 302’ye göre cinayet olarak kaydedileceği şeklindeki son AP Yüksek mahkeme kararıyla da dalga geçerek tüm Hindistan’a uzantılarını yerleştirmiştir ve sürekli devrimcileri katletmektedir. Bu katillerin hesabı eninde sonunda devrimci kitleler tarafından görülecektir.

Chidambaram ellerinde yoldaş Azad ve yoldaş Hem Padey’in kanları varken HKP (Maoist)’in görüşmeler için masaya oturacağını mı umuyor?

HKP (Maoist) gerçek karşılaşmalar (iki tarafın karşılaşması sonucu çıkan çatışmalar) yaşandığında asla feryat edip ağlamadı. Andra Pradesh polisi avanakların dahi inanmadığı yalanlara başvuruyor. HKP (Maoist) halka karşı gerçeği ve hesap verilebirliği savundu ve her zaman gerçekleri açıkladı.

Azad’ın Adilabad’ın Sarkepally ormanlarında katılacağı bir program söz konusu değildir. Azad, diğer şeylerin yanısıra Swamy Agnivesh gibi iyi niyetli insanların karşılıklı ateşkes için belirli tarihlere dair somut önerilerini yoldaşlarla tartışmak için gidiyordu.

Swamy Agnivesh’in Azad’a yazdığı 26 Haziran 2010 tarihli mektup üzerindeydi. Chidambaram ellerinde yoldaş Azad ve yoldaş Hem Padey’in kanları varken HKP (Maoist)’in görüşmeler için masaya oturacağını mı umuyor? Sürekli bize şiddetten vazgeçmemiz çağrısı yapıyor. Silahsız yoldaşlarımız Andra Pradesh polisi tarafından sizin teşvikinizle öldürülürken- bu şeytanların ilahi okuması gibi değil mi?

AP Polisi’nden Beyaz Yalanlar

Adilabad’da herhangi bir organizasyon ve hareket yokken Azad’ın Adilabad’a gitmesinin gereği neydi? Polisin bulduğunu söylediği AK 47 de yine yalandır. Azad yanındaki yoldaş Hem Pandey ile sabah saat 10 civarında, Nagpur istasyonunda bir trenden indi ve Andra Pradesh Özel İstihbarat Dairesi tarafından silahsız olarak yakalandı. Hükümet kendi anayasasının 21. maddesini uyguluyor mu? Hükümet Cenevre Konvansiyonu’nun “savunmasız insanlara zarar verilmemesi gerektiği”ni söyleyen özünü takip ediyor mu? Hükümet bir yandan işkenceyi önleme yasa tasarısını sunarken öte yandan polisin her dakika gözaltında işkenceye başvurması tam anlamıyla ikiyüzlülük ve aldatmaca değil midir? Bu AP polisi tarafından tezgahlanmış ve mide bulandıracak kadar tekrarlanan, medya tarafından çoğaltılan bir çatışma hikayesidir. Anayasanın garantisi altındaki yaşam hakkı ile dalga geçilmiş, 24 saat içinde mahkemeye çıkarılma hakkı, gözaltında 24 saat içinde öldürmeye dönüştürülmüştür.

Bu ülkede yaşanan yüzlerce yargısız infazın bir örneği olan bu düzmece çatışmayı derinlemesine inceleyerek sesimizi daha da yükseltmek ve gerçeği göz önüne sermek için sivil haklar örgütleri, demokrat ve yurtseverlere başvuracağız.