| TEKEL İşçileri Kimliklerini TÜRK-İŞ’in Karşısına Astı! (Video Haber) |
|
ANKARA (04.07.2010) - Çeşitli illerden gelen ve Ankara’da bulunan direnişteki TEKEL işçileri, 4 Temmuz 2010 tarihinde yaptıkları toplantı sonucunu basına açıkladılar.
“TÜRK-İŞ ve Tek Gıda-İş’in sistematik bir şekilde direnen işçileri ekarte ederek, işverenlerin 12 bin TEKEL işçisi toplamında, tıpkı 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi sürecinde olduğu gibi 285 işçinin işine son verildiğini belirttiler. Tarihi ve sınıfsal anlamı tarihe not düşülmelidir”dediler. AKP Hükümetinin işçi düşmanlığına, emekçi hakkının gaspına kendi aidatlarıyla var ettikleri, her bir tuğlasında alınlarından düşen terinin olduğu sendika binalarına alınmamalarının hesabının mutlaka sorulacağını belirttiler. TEKEL işçileri, “Asla unutulmaması gereken bir şey var ki; ezen egemen sistemden daha düşman bir tavır sergileyen işbirlikçi sendikalar ve ağaları gelecekte bu hesabı mutlaka tarihin önünde vereceklerdir” diyerek yaşadıkları süreci Demokratik Haklar Federasyonu temsilcilerine aktardılar. İşçileri Tanımayan İhanetçi Sendika Ağalarına Kimlik Fotokopisi Kimlik fotokopilerinin birer örneğini açıklama yaparak üyelerini tanımayan TÜRK-İŞ’in karşısındaki duvarlara, camlara astıklarını söyleyen TEKEL İşçileri, “bizim aidatlarımızla palazlananlara bir hatırlatmadır, eylem kırıcı tavırlarıyla 78 gün boyunca TEKEL işçilerinin ve devrimci-sosyalist dostların emekleri üzerinden prim yapanların bugün işçileri tanımadıklarını kim nasıl açıklayabilir?” diyerek tepkilerini dile getirdiler. Yapılan toplantı sonucunda Ankara’daki fiili eylemlerini sona erdirdiklerini ve diğer devrimci-demokratik örgütlerle görüşerek Ağustos veya Eylül aylarında düşündükleri eyleme destek için kurumsal ziyaretlerde bulunacaklarını ifade ettiler. PETROL-İŞ’te bekleyişlerini sürdüren TEKEL işçileriyle birlikte bekleyen TÜBİTAK İşçisi Aynur Çamalan’a ziyaretler sürmektedir. |





Mücadelenin zorluğuna ve özellikle TEKEL işçisinin adını duyunca paniğe kapılanların emekçi dostu olamayacağını belirten TEKEL işçileri sürece dahil olacak ve Ankara’ya gelecek işçilerle gasp edilen haklarını geri almak için ve 4-C kelepçesini takmamak için “işini kaybeden bir işçinin başkaca da kaybedeceği bir şeyinin olmadığı”nı belirterek kararlılıklarını ifade ettiler.