| Tutuklu TAYAD’lılar İçin “AKP’nin Polisi ve Yargısı” Oturma Eylemi’nde Yargılandı! |
|
ANKARA (10.07.2010) - 15 Haziran’da Ankara, İzmir ve İstanbul’da yapılan baskınlarla tutuklanan TAYAD’lıların serbest bırakılması için Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda TAYAD’lı Aileler iki saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi.
Dayanışmayı engellemek, insanların birbirine sahip çıkmasını önlemek için TAYAD’lıları tutukladıkları açıklayan aileler, ilerici, devrimci, demokratları zulme karşı olmaya ve ‘tutuklanan TAYAD’lılarla, hasta tutsaklarla, tüm tutuklu ve hükümlülerle, tüm halkı birbiriyle dayanışma içinde olmaya’ çağırarak basın açıklamasını sonlandırdı. Yapılan basın açıklamasının ardından oturma eylemi başladı. Oturma eylemine katılan TAYAD’lı aileler, haklı ve meşru eylemlere katılanları “yasadışı” ilan eden, tecritte ölümlerin önünü açan AKP’nin Güler Zere’nin ölümünden sorumlu olduğunu, cenazelere katılanları suçlu ilan ettiği, Mahir Çayan’ları ve Güler Zere’leri sahiplenmenin ve AKP’yi protesto etmenin suç olmadığını iki saat boyunca Abdi İpekçi Parkı’nda sesli ajitasyonla bildiri dağıtarak teşhir etti. DHF’nin yanı sıra KESK ve BES’ten temsilcilerin destek verdiği oturma eyleminde “Tutuklu TAYAD’lıların Serbest Bırakılması İçin Oturma Eylemindeyiz” imzalı pankart alana asıldı. “Tutuklu TAYAD’lılar serbest bırakılsın, Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz, Güler Zere onurumuzdur, Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” sloganlarının atıldığı eylemde, polis kameralarının ve fotoğraf çekimlerinin sürekliliği dikkat çekti. Oturma eylemi, Salı günü saat 12.30 - 13.30 arası Adalet Bakanlığı önünde yapılacak oturma eyleminin duyurusuyla son buldu. |





Hasta tutsaklara sahip çıktıkları, katledilen tutukluların cenazelerini omuzladıkları ve AKP’den 309 tutuklunun hesabını sordukları için tutuklandıklarını belirttiler. Açıklamada devamla “ama şunu da belirtelim, istemekle kalmadık. Bunun için çok ciddi bir mücadele örgütledik. Hastane önlerinde, Adli Tıp önünde aylarca nöbet tuttuk. Onlarca yürüyüş yaptık. On binlerce kişi yürüdü. Güler Zere adlı, kanser hastası bir kızımız nezdinde, öyle bir mücadele verdik ki; AKP iktidarı, Zere’yi tahliye etmek zorunda kaldı. Suçumuz daha da büyümüştü. Kanser hastası kızımızı kaybettik bir süre sonra. Cenazesine katıldık. Bunu da suç saydı, AKP’nin polisi ve yargısı… Suçumuz giderek büyüyordu…”