dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
02.02.2010 - Çemen İşçisi Zafere Çok Yakın: Diz Çökeceksin Ey Patron! (Video Haber)

ANTEP (02.02.2010) - Çemen Tekstil işçisi grevin 22. gününde zafere bir adım daha yaklaşmış durumda.

02.02.2010antep3 günlük sabırlı bekleyiş, bugün grev alanının mitinge dönmesiyle coşkulu bir havaya büründü.

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve DİSK Tekstil Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak, DİSK Bölge Temsilcisi Muzaffer Subaşı grev alanına gelerek işçileri ziyaret edip işçilere moral verdiler.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), devrimci demokrat kurumlar, sivil toplum örgütleri ve Antep Organize Sanayi işçileri ve Adana Bossa Fabrikası işçilerinin destek verdiği eylem, miting havasına bürünerek devam etti.

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve DİSK Tekstil Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak eylem alanında bir basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasında şunlara değinildi:02.02.2010antep1

"Bu ülkede sendikalı olmanın ağır bedelleri var. Çünkü bu ülkede örgütlü toplumun olmasını istemiyorlar. Bu yeni bir şey değil. 30 yıllık dönemde 12 Eylül hukukunun, anayasasının ve yasalarının devam ettiğini görüyoruz. Bir yandan iktidar demokratikleşme adımları derken en önemli unsur olan örgütlü toplumun önünü buduyor. Çünkü örgütlü toplum olursa onlar rahat oturamayacaklar" dedi.

Açıklamanın devamında şunlara değinildi:

“TÜRK-İŞ ve diğer sendikalar TEKEL’de nasıl destek aldılarsa, bu greve de öyle destek olmalıdır!

02.02.2010antep2Bugün gelinen noktada, sermaye, anayasa ve yasalardan doğan hakların kullanımı konusunda uyarlılık göstermiyor. Kendi kanunlarını kendisi yazıyor ve kanunlara da herkesin uymasını istiyorlar. Bu nedenle bizim bir tek gücümüz var. Üretimden gelen gücümüzü, grev hakkımızı kullanmak ve hiç bir kimsenin engeline takılmamaktır. Bu işçilere herkese örgütlü olsun olmasın, Çemen işçilerine destek vermelerini istiyoruz. Burada yenilirsek işçi sınıfı kaybedecek. TÜRK-İŞ üyeleri de Hak-İş üyeleri de bu işçilere destek olmalıdır.

Buradan horozluk yapan iktidara söylüyorum. Büyük krizin de etkisiyle İş Kanunu artık geçerli değildir. ‘Tekstil sektörünü Çin’e bırakalım’ diyen sonra da ‘İşçilere merhamet gösterdik’ diyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek duysun. Bu ülkeyi yönetenler bu düzenin kucağına oturdular. Bu ülkede insanlar artık 10 - 13 saat çalıştırılıp, 8 saatin ücretini alıyorlar. Bundan utanması gereken işçiler mi, yoksa buna izin verenler midir? Gaziantep Çemen Tekstil’de 15 yıllık işçiye sendikalı oluyor diye asgari ücreti reva gören işveren yeni aldığı işçiye 700 lira veriyor. Sen bu insanlara düşman mısın? Artık Çemen Tekstil işçisinin hakkına saygılı davranmalıdır. ‘Fabrika açar para kazanırım, ama sendikal hakkını kullanamazsın’ düşüncesiyle sanayici olunmaz. Anayasal haklara saygı göstereceksiniz."

02.02.2010antep3Basın açıklaması bittikten sonra işçilerle birlikte halaylar çekildi. Daha sonra patronun DİSK genelbaşkanlarıyla bir görüşme yapmak istediğini söylendi. Bunun üzerine Süleyman Çelebi ve Rıdvan Budak patronla bir görüşme yaptılar.

Zafer Yakında

Görüşme sonrası bir açıklama yapan DİSK başkanları, işverenin, 12 Şubat’taki mahkeme sonucunu beklediği ve buna göre bir plan yaptığını fakat mahkemenin kendisi lehine veya aleyhine bir karar çıkarması durumunda yine de bu işi halledeceğini, olumsuz bir durum çıktığı takdirde de sözleşmede yer alan bütün maddeleri kabul edeceğini ifade ettiğini söyledi. İşçiler bu haber üzerine sevinçlerini halay çekerek ifade ettiler.

Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!

Grevin 19. gününde çıkan olaylardan kaynaklı birçok işçi gözaltına alınarak ifadeleri alındı.
İfadeler alınırken sorulan sorularda, olayların başladığı zaman orda bulunan DHF ve Mücadele Birliği çalışanlarının bu olaylarda etkili olup olmadığı araştırılmaya çalışılarak DHF ve devrimci, demokrat kurumlara üye faaliyetçiler, işçilere “illegal” olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

02.02.2010antep4DHF’liler, gün içerisinde işçilerle gerçekleştirdikleri sohbetlerde, asıl işçi düşmanlarının devletin kolluk kuvvetlerinin olduğunu, 22 gün boyunca grev alanında patronu koruduklarını, iktidarın mevcut sömürü düzenini korumakla yükümlü oldukları için de halkın evlatları olsalar bile, öz itibariyle yani örgütlenme biçimi ve hizmet ettiği yer bakımından işçi ve emekçi düşmanı oldukları belirtildi

DHF’liler, devamla, örgütlü bir halkın neler yapabileceğinin bu grevle görüldüğünü ve nasıl bugün ekmek mücadelesi için grev yapılıyorsa demokratik haklar ve talepler için de gelecekte örgütlü bir yapıyla yarının kazanılacağı program ve yöntemin nasıl olması gerektiği üzerine fikirlerini paylaştılar