02.07.2010 - Katliamın 17. Yılında Sivas’ta Buluşuldu (Video Haber)
SİVAS (02.07.2010) - Sivas Katliamı’nın 17. yılında birçok devrimci, demokrat kurum ve Alevi derneği hesap sormak için Sivas’ta, katliamın gerçekleştirildiği Madımak Oteli’nin önündeydi.
DHF’nin de merkezi olarak çağrısını yaptığı ve katılım gösterdiği anma için Ankara’dan gelen araçlar uzun süre bekletilerek kimlik kontrolü gerçekleştirildi. Araçlardaki pankart ve flamaları da kontrol eden sivil ve resmi polisler DHF imzalı pankartı sopalarının tahta olması bahanesiyle alıkoymak istedi. Bunun üzerine yaşanan gerginlikle birlikte tartışma yerinde bulunan ve DHF temsilcisine teşhir edici bir üslupla örgütünü soran ABF Genel Başkanı Ali Balkız polisin bu gayrı meşru tavrını doğrular bir tutumla DHF’nin sergilediği tutumu boşa çıkarmaya çalıştı. Ancak bir süre daha süren tartışmanın ardından ve çevredekilerin de tepki göstermesi sonucu tartışma sonlandırıldı.
On binlerce kişi alandaydı
Ülkenin dört bir yanından gelen on binlerce kişi Alevi Kültür Dernekleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı binası Sivas Şubesi önünde toplandı. Ankara Mamak Otantik Semah Gurubunun gerçekleştirdiği semah gösterileri ve çalınıp söylenen deyişler sonrası Madımak Oteli’ne doğru hareket edildi.
Yürüyüş boyunca DHF korteji sık sık “Katil devlet hesap verecek”, “Sivas’ın katili patron-ağa devleti”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez”, “Kahrolsun faşist-Kemalist diktatörlük”, “Açılıma aldanma, bozuk düzende sağlam çark olmaz” sloganlarını attı, marşlar söyledi.
BDP Milletvekilleri Gülten Kışanak, Şerafettin Halis, Ayrıca Madımak Katliamı davası müdahil avukatlarından Şanal Saruhan da ölenlerin yakınlarıyla alana yürürken, Mustafa Özarslan, Emre Saltık, Arzu da anmaya katılan sanatçılar arasındaydı.
Yürüyüşün devamında Sivas Hükümet Meydanına bırakılan çelengin ardından Madımak Oteli önüne yüründü. Burada katliamda yaşamını yitiren ve bütün demokrasi şehitleri adına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından, aileler otelin içerisine girerek karanfiller bıraktılar. Ardından kürsü konuşmalarına geçildi.
Alevilerin yıllardır yok sayılarak, katliamlara maruz bırakılarak ve şimdi de sahte açılımlarla hükümetin kendi Alevi’sini yaratmaya çalıştığına vurgu yapılan konuşmalarda “bu oyuna gelmeyeceğiz” mesajı verildi.
Şehit aileleri adına konuşan Hüseyin Karababa, aileler olarak 17 yıldır davalarının peşinde olduklarını, seslerinin bütün baskılara rağmen boğulamadığını ve bundan sonra da yılmayacaklarını belirtti. Katliam aydınlanana kadar mücadele edeceklerini ifade eden Karababa, Kürt, Türk, Alevi, Sünnilerin tek yumruk olarak mevcut zihniyete karşı mücadele etmeleri gerektiğini söyledi.
PSAKD Genel Başkanı Fevzi Gümüş, Madımak’taki birinci dereceden katil zanlılarının hala ellerini kollarını sallayarak toplumun içerisinde dolaştıklarına dikkat çekti. Gümüş katliamı alkışlayanları da gerçekleştirenleri de katliamla yüzleşmeye çağırarak Madımak’ın müze ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Gümüş “Talebimiz gerçekleşene kadar her yıl yüz binlerce çoğalıp yine buraya geleceğiz” dedi.
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Turgut Öker, 17 yıl önce gerçekleşen bu katliamın alçakça ve barbarca olduğunu söyledi. Öker, katliamı kınayarak Türkiye’nin tarihi Koçgiri’den Dersim ve Sivas’tan günümüze katliamlarla doludur. Aleviler artık susmayacak taleplerini daha gür haykıracak ve katliamların hesabını soracak” dedi.
Son olarak konuşan Ali Balkız ise katliamı gerçekleştirenlerin şeriatçı ve faşist güçler olduğunu söyledi. Mitingde polisin gerçekleştirdiği ablukayı kasteden Balkız “Buradaki eylem ile ilgili almış oldukları kadar önlem almış olsaydı o katliam gerçekleşmezdi” dedi. Madımak’ın utanç müzesi ilan edilmesinin yaşamını yitirenler için en iyi formül olduğunu söyleyen Balkız, zorunlu din dersleri ve diyanet işlerinin de kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından miting programı sona erdirildi.