dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
04.02.2010 - TEKEL Direnişinin 52. Gününde Anlamlı Dayanışma! (Video Haber)

ANKARA (04.02.2010) - Ülkenin her yerinde TEKEL işçisinin yaktığı ateş, diğer ezilen emekçilerin de hak gasplarına karşı yaptığı protestolarla ve kitlesel mitinglerle büyüyor. TEKEL İşçisi; direnişinin 52.gününde ve 2.etap “Açlık Grevi” eylemini 2.gününde TÜRK-İŞ’te sürdürürken; ezilen on binler eyleme, sokağa, direniş’e ve Dayanışma Grevi’ne aktı.

 

04.02.2010ankara5Ankara’da sabahın ilk saatlerinde TEKEL işçisi direniş alanında çadırları tek tek ziyaret eden Demokratik Haklar Federasyonu Kolej yürüyüş kortejindeki yerini saat 11.00’de aldı.

DHF “Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez” şiarıyla ve flamalarıyla Ankara Direnişteki İşçi ve Emekçilerle Dayanışma Platformu arkasındaki yerini aldı.

Kolej kortejinde BDSP, DDSB, Halk Cephesi, Kaldıraç, Odak, Tüm İGD, EHP, SDP, Sosyalist Parti, ÇHD ve Tüm Bel-Sen yürüdü.

Yürüyüş boyunca “Direnen işçiler yenilmezler”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “TEKEL işçisi direnişin simgesi”, “Kavga bitmedi daha yeni başlıyor”, “Ölmek var dönmek yok” sloganları atıldı. 

04.02.2010ankara3İşçi, Köylü, Gençlik Alanlarda Buluştu!

Çorum ve Yozgat Köyleri Dayanışma Dernekleri ve “ananı da al git” denilen Mersin çiftçileri anneleriyle Ankara’da TEKEL işçisiyle Dayanışma Grevi’ndeydi.

TEKEL işçilerinin alınlarında direniş bantlarıyla alana toplu şekilde gelmesi ve ilk günkü kararlılıklarıyla açlık grevinin 3.gününde de“Ölmek var, dönmek yok” sloganları başta olmak üzere, tek yumruk, tek ses haykırışları dikkat çekiciydi. TEKEL işçilerinin çocukları da mitingde söz alarak “çocukları kullanıyorsunuz” diyenlere cevap verdiler ve taleplerini haykırdılar. 

04.02.2010ankara1Kumlu’dan Sosyal Devlete Çağrı!

Dayanışma Grevi’nin ilk saatlerinde TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalar dayanışma grevine desteğini sunarak TEKEL işçilerine bir ziyaret düzenledi. Bu ziyarette işçilere hitaben konuşan Mustafa Kumlu, ‘her yerde TEKEL ateşi yanıyor, siz uyuyan devi uyandırdınız çünkü haklı ve kararlısınız kimse de bu direnişe ve mücadeleye kayıtsız kalamayacak’ şeklinde konuştu. Kumlu konuşmasında Başbakan’a seslenerek “sizi TEKEL işçisinin çadırlarına davet ediyorum. Gelin TEKEL işçisini dinleyin anlayın, TEKEL işçisinin derdi 4-C değil, özlük haklarıyla birlikte kamu kurumlarına işçi olarak atanmak ve haklarını korumak istiyorlar” kapatılan bütün işyerlerinde bunun uygulandığını söyleyerek “Eğer ortada sosyal bir devlet varsa bu yapılmalıdır” dedi.

04.02.2010ankaraHAK-İŞ ve MEMUR-SEN’in Yerinde Rolü

Kaynayan ülke gündeminde bir bütün olarak emekçilere yapılan saldırılara, TEKEL özgülünde sahiplenen “1 Gün”lük Dayanışma Grevi’nde hayat durmasa da geniş yankı yarattı. TEKEL İşçisinin başlattığı bu mücadele tabi sendikalardan ziyade onu oluşturan dip, taban dinamiklerinin yani emekçilerin uyanışı ve dayanışmasıyla ortaya çıktı. DİSK, KESK, TÜRK İŞ, KAMU-SEN’ in Ankara’da katıldığı mitinge HAK-İŞ ve MEMUR-SEN’in destek vermediği görüldü. 

Saldırıların Kaynağı Emperyalist-Kapitalist Sistemdir!

Mitingde, Emek ve Meslek Örgütleri Platformu adına KESK Şubeler Platformu sözcüsü Yusuf Şenol, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, DİSK/Genel İş Örgütlenme Daire Başkanı Remzi Çalışkan ve TTB Merkez Konseyi ikinci başkanı Dr. Feride Aksu Tanık kürsüden seslendi.

04.02.2010ankara2KESK dönem sözcüsü; ‘IMF karşısında esas duruşa geçenlerin, içi boşaltılmış barış planları yapanlar, söz konusu emekçiler olunca baskı planlarını devreye sokanlara karşılık, emekçiler alanlarda buluştu’ diyerek, TEKEL işçilerine desteğe gelenleri emek düşmanları tarafından karalandığının altını çizdi.

KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, yaptığı konuşmada “bir günlük dayanışma greviyle ülkenin gerçek sahiplerinin kim olduğunu gösterdi. TEKEL İşçisinin hak alma mücadelesine saldıranları uyarıyoruz, bu saldırıların kaynağı siz ve kölesi olduğunuz Emperyalist sistemdir. TEKEL işçisi bütün saldırılara karşı dimdik ayaktadır bu sorunu gazla ve copla çözeceğini sananlar işçi sınıfının mücadele tarihine bakarak ders çıkarmalıdır” dedi. 

“Hukuk mu Öğreteceğiz?”04.02.2010ankara6

Türk İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, “52 gündür haklarımızı ve hukukumuzu elimizden almaya çalışanlara karşı bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. Hükümet yetkililerin sorunlara kulaklarını tıkayarak 30 gün sonra gereğini yaparız tarzındaki yaklaşım ve tehditleri uluslar arası hak ve sözleşmeleri yok sayıp demokrasiyi çiğneyemezsin, bu ülkede kuvvetler ayrılığı var. Sana hukuku da mı öğreteceğiz?” ifadesini kullandı. 400 kişinin 4-C ye geçtiği yönündeki iddiaları yalanlayarak, “TEKEL de çalışan sadece 24 kişi idari zorlamalarla 4-C ye geçmiştir, biz para peşinde değil sendikal ve özlük haklarımızın peşindeyiz. Emeğimiz ve alın terimizle yarattığımız değerleri korumayı da onları geri almayı da biliriz” şeklinde konuştu.

04.02.2010ankara7TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı ise yaptığı konuşmada; TEKEL işçisinin bütün özelleştirmelere ve İMF patentli politikalara en güzel örnek olduğunu, bu anlamda TEKEL’in mücadelesinin bir bütün olarak bütün çalışma yaşamını etkileyen her türden uygulama ve baskılara karşı bir başkaldırı kültürünü doğurduğunu hatırlatarak. Herkesi elinden gelenden daha fazlasını yapmaya davet etti.

Onur Akın’ın söylediği türkülerle miting sona erdi.

Miting’den sonra diğer devrimci, demokratik kitle örgütleriyle Demokratik Haklar Federasyonu da “Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez” pankartıyla TEKEL İşçilerinin olduğu TÜRK-İŞ Genel Merkezi önüne bir yürüyüş gerçekleşti.

04.02.2010ankara404.02.2010ankara10

 

 

 

 

 

 

04.02.2010ankara804.02.2010ankara9