| 08.10.2011 - On Binlerce Emekçi Ankara'da Buluştu! (Video Haber) |
|
ANKARA (08.10.2011) - “İnsanca yaşam için eşit, özgür, demokratik bir Türkiye” talebiyle ülkenin dört bir yanından Ankara’ya gelen işçi ve emekçiler başta Kıdem Tazminatı’nın gasp edilmesine karşı Grevli, Toplu İş Sözleşmesi hakkı ve güvenceli iş talebi için yürüdü.
Derelerin Kardeşliği Platformu’nun da doğanın, suyun, toprağın ve yaşamın yağmalanmasına karşı taleplerini dile getirdiği mitinge Kürercik halkı da, kurulması planlanan NATO Füze Kalkanı’na karşı talepleriyle katıldı. Türk İş yönetimine bayrak kaldıran 10 sendikanın oluşturduğu Sendikal Güçbirligi Platformu’nun da “TÜRK-İŞ uyuma AKP’ye yem olma”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla katıldığı miting boyunca sıklıkla “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Ücretli köle olmayacağız”, “Grev hakkımız gasp edilemez”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Ya<şasın halkların kardeşliği”, “Savaşa değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı. Demokratik haklar mücadelemiz engellenemez! Çok sayıda politik, demokratik kitle örgütü’nün katıldığı mitinge Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) de tüm bileşenleriyle birlikte ülke genelinde güçlü bir katılım sağladı.
Sıhhiye Meydanı girişinde kolluk güçlerinin kurduğu arama noktalarından geçerek meydana “kıdem tazminatının gaspını içeren düzenlemelere, taşeronlaşmaya ve güvencesiz çalıştırılmaya karşı itirazlarıyla giren işçiler, grevli toplu sözleşme hakkı isteyen ve sürgünlere hayır diyen memurlar, tam gün yasasına, özel hastane birlikleri yasasına, esnek çalışma saatlerine hayır diyen sağlık emekçilerinin, KHK’larla mesleki örgütlülükleri yok edilmeye çalışılan mühendis, mimar ve şehir plancıları, kadın cinayetlerine hayır diyen kadınların, termik santrallere, HES’lere, nükleer santrallere hayır diyen çevre ve ekoloji örgütleri ile parasız eğitim isteyen öğrencilerin sesini duymayan egemenlerin meclisine karşı “tüm ezilenlerin meclisini kuruyoruz” söylemi ile miting “özgürlük, demokrasi ve devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler için” bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Miting alanından işçi ve emekçilere hitaben ilk konuşmayı DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün gerçekleştirdi. “Sokağın meclisi, işbaşına gelmek için halkın oylarını toplayıp, sonra da sermaye için canla başla çalışanların meclisi değildir, bu meclis emekçilerin, işçilerin, işsizlerin, ötekileştirilenlerin, inkar edilenlerin meclisidir” diyen Görgün, “800 metre ilerde milyonlarca insanın geleceğini tayin eden kararlar alınıyor. Paranın hükümdarlığı ve korkunun cumhuriyetini kurmaya çalışanlara karşı biz kurduğumuz bu meclisi daha da güçlendireceğiz. Birleşik bir mücadele ile eşit, özgür, demokratik bir ülkeyi kendi ellerimizle yaratacağız” ifadeleriyle sözlerini bitirdi. Görgün’ün konuşmasının ardından söz alan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, “sokağın meclisine hoş geldiniz” diyerek selamladığı emekçilere, “Bizim meclisimizde yüzde 10 barajı yok, kadınların, öğrencilerin, Küreciklilerin, Sinopluların, işçinin, emekçinin, mimar, mühendis, şehir plancısının, tüm ezilenlerin sesi var” dedi. Soğancı, başka bir Türkiye ve gelecek için meydanlarda olmaya devam edeceklerinin altını çizerek sözlerini bitirdi. Sözümüzü geri almıyoruz TTB Merkez Konseyi Başkanı Eriş Bilaloğlu da Necdet Adalı’nın idam edilişinin yıldönümü vesilesiyle onu anarak başladığı konuşmasında sağlıkta dönüşüm adı altında tam gün çalıştırılmaya mahkum edilen, taşeronundan hekimine 600 bin sağlık emekçisinin hükümetin sağlık politikalarından rahatsız olduğunu söyledi. Sağlık emekçilerinin geçen yıl gerçekleştirdiği “Çok ses tek yürek” mitingini hatırlatan Bilaloğlu, “biz tüm sağlık emekçileri ve halkımızla duyduğumuz rahatsızlığı dile getirdik. Yola koyulduk, sözlerimizi geri almadık, almayacağız. Mücadeleyi yükselterek sürdüreceğiz” dedi. Grev dahil tüm demokratik yolları kullanacağız KESK Genel Başkanı Lami Özgen de AKP’nin yarattığı düzende adeletin, eşitliğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin olmadığına vurgu yaptı. Emekçilerin sesine kulaklarını tıkayanlara karşı ‘Sokak Meclisi’ ile yanıt vereceklerinin altını çizen Özgen, hükümetin aşağıan cemaatler, yukarıdan elindeki siyasi erki kullanarak emekçilerin en meşru haklarını gasp etmeye giriştiğini söyledi. Özgen sözlerine şöyle son verdi: “Eğer siyasi iktidar grevli toplu iş sözleşmesi hakkımız üzerindeki oyunlarını sürdürmeye devam ederse, yüz binlerce kamu emekçisinden aldığımız güçle ve fiili mücadele geleneğimizin yol göstericiliğinde grev dâhil bütün demokratik mücadele araçlarını kullanmaktan geri durmayacağız.” Miting konuşmaların ardından Bandista ve Grup Kibele’nin konseriyle sona erdi. |




