| 18.05.2011 - İstanbul'da Binler, Kaypakkaya'yı Coşkulu Bir Yürüyüşle Sahiplendi! |
|
İSTANBUL (19.05.2011) - Komünist önder İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 38. yılında İstanbul Taksim’de düzenlenen kitlesel yürüyüşle anıldı.
“Kaypakkaya’yı savunmak onurdur” yazılı pankartın açıldığı yürüyüşte, İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğrafının bulunduğu dövizler taşındı. Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda İbrahim Kaypakkaya ve devrimci önderleri anmanın suç değil, onur olduğu ve Kaypakkaya’yı anmanın O’nun bilimsel fikirlerini ve devrimci mücadelesini sahiplenmekle olacağı vurgulandı. Yürüyüşe birçok aydın ve sanatçı katılırken, yürüyüş boyunca, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “Kaypakkaya yaşıyor, yaşayacak”, “Şehit namirin”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, Yaşasın devrimci dayanışma”, “İbo, Mahir, Deniz sürüyor, sürecek mücadelemiz”, Gerillalar ölmez yaşasın Halk Savaşı”, “Ağa Patron devletini yıkacağız, halk iktidarı kuracağız”, “Kahrolsun faşist Kemalist diktatörlük”, “Katil devlet hesap verecek”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganları atıldı. Tünel'de başlayan yürüyüş büyük bir çoşkuyla Taksim Meydanı’na kadar sürdü. Meydana gelindiğinde ise Kaypakkaya şahsında devrimci mücadele ölümsüzleşenler için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından kurumlar adına ortak açıklamayı yapan Selma Şahin, devletin İbrahim Kaypakkaya'yı 'suçlu' ilan etmeye devam ettiğini hatırlatarak, Kaypakkaya'yı 'suçlu' ve 'tehlikeli' gördükleri için katleden hakim sınıfların şimdi de Kaypakkaya'yı ananları, onun türkülerini söyleyenleri, sloganlarını atanları ve fotoğraflarını taşıyanları 'suçlu' ilan ettiğini dile getirdi. Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sömürü Düzeni, Kaypakkaya'yı Neden ‘Suçlu’ İlan Ediyor? Kaypakkaya'yı devlet nazarında ‘suçlu’ ve ‘tehlikeli’ kılan ve katledilmesine gerekçe olan en temel neden, O'nun ülkemizin tarihi gerçeklerine yaklaşımındaki bilimsel sosyalist perspektifti. Kaypakkaya bu perspektife bağlı kalarak devletin resmi görüşlerine karşı cepheden mücadele etti. Kaypakkaya, özellikle Kürt ulusal sorunu ve Kemalizm konusunda ortaya koyduğu analizleriyle ülkemiz devrim mücadelesine son derece önemli katkılar sundu. Kaypakkaya, ideolojik-teorik alandaki keskin sınıf bilincini, devrimci mücadele konusunda da gösterdi. Kaypakkaya'nın; görüşlerini, devrimci bir pratikle buluşturma kararlılığı, O'nun “suçlu” ilan edilmesinin en başat nedeniydi. Ezilenlerin mücadele tarihini ve onun yarattığı değerleri sahiplenmek ‘suç’ değildir! Yargılandığımız çeşitli davalarda İbrahimleri, Mahirleri, Denizleri, Mazlumları ‘suçlu’ ve ‘terörist’ ilan eden; on yıllara varan cezalarla mücadelemizi engellemeye çalışan hakim sınıflar, ezilen milyonların mücadele tarihinden ve onun devrimci, komünist önderlerinden duyduğu korkuyu dışa vurmaktadırlar.
Halkın devrimci mücadele tarihi ‘suç’ değildir! Emperyalizme karşı olmak, insanca yaşamak istemek, bütün uluslar ve inançlar için eşit haklar talep etmek, iş hakkına sahip çıkmak ‘suç’ değildir! Halkın devrimci ve komünist önderleri de ‘terörist’ değildir. Babekler, Şeyh Bedrettinler, Nesimiler, Torlak Kemaller, Pir Sultanlar… Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar, Mazlum Doğanlar, İbrahim Kaypakkayalar ‘terörist’ değildir! Terörist; ülkeyi emperyalistlere peşkeş çekendir! İşçiye, köylüye, emekçiye, ezilene zulüm edendir! Hakkını arayanın üzerine ateş açan, panzer sürendir! Zam yapandır! Sendikayı yasaklayandır! Anadili yasaklayandır! Cemevlerini cümbüş evi olarak ilan edendir! Halka küfür edendir! Okuma hakkını gasp edendir! Okul satandır! Hastane satandır! Kaypakkaya Mücadelemizde Yaşıyor, Yaşayacak! İbrahimleri, Denizleri, Mahirleri katlederek devrimci mücadelelerini bastırabileceğini, yok edebileceğini düşünen sömürü düzeninin sahipleri; yüzbinlerce, milyonlarca İbrahim’in, Deniz’in, Mahir’in kavga alanlarını doldurmasıyla gerici emellerine ulaşamadılar. Ulaşamayacaklar. Kaypakkaya'nın, ezilen milyonlara bıraktığı mücadele bilincini ve kararlılığını onurla taşıyoruz.” Açıklamanın ardından Pınar Sağ bir açıklama yaparak, "Hiç kimsenin haddine değildir İbrahim Kaypakkaya'yı övmek ama Kaypakkaya'yı savunmak onurdur. Onurlu devrimcilere her zaman yoldaş olacağız ve yanlarında duracağız. Bir değil, bin defa yaşıyor Kaypakkaya" dedi. Yurtdışından anmaya katılan Avrupa Demokratik Hakar Konfederasyonu (ADHK) temsilcisi ise, Türk hakim sınıflarının Kaypakkaya korsukunun halen sürdüğünü belirterek, Kaypakkaya’nın ideolojik çizgisinin doğruluğunun bu korkuyu doğurduğunu belirtti. ADHK temsilcisi, Kaypakkaya şahsında egemenlere korku salan tüm devrimci önderleri büyük bir saygıyla andıklarını ifade etti. Açıklamaların ardından anmaya katılan sanatçılar İbrahim Kaypakka için bestelenmiş marşları seslendirdi. Anmaya destek veren kurumlar, Alınteri, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, ATİK, ADHK, BDSP, ÇHD İstanbul Şubesi, Pir Sultan Abdal Derneği Genel Merkezi, İHD Ankara Şube, Halk Cephesi, DEDEF, DDSB, Devrimci Hareket, DİP, Ege 78’liler Derneği, EHP, ESP, 2 Eylül Kültür ve Dayanışma Derneği, Munzur Çevre Derneği, Munzur Kültür Derneği, SODAP, SDP, Tüm Bel-Sen, TÖP, Halkevleri, Türkiye Gerçeği, Yaşam Ağacı Derneği, ÖDP, YDG, YDK, 78’liler Girişimi, Çağrı Dergisi, Emek ve Özgürlük Cephesi, Kaldıraç, Proleter Devrimci Duruş. |





Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) ve Partizan’ın çağrısıyla Taksim Tünel önünde bir araya gelen, yaşlısıyla genciyle binlerce kişi Taksim Meydanı’na doğru yürüdü.
Hakim sınıflar bir taraftan ‘demokrasi’ ve ‘özgürlük’ havarisi kesilmekte diğer taraftan en küçük demokratik hakkı dahi ‘terör suçu’ saymaktadır.